mürteci  

başlık içinde ara

 <<

  1. ''Allah'' dersen mürtecî, ''Tanrı'' dersen çağdaşsın; Bu özürlü beyinle, akıl nasıl bağdaşsın.''
    (tek olanin ilki 25/09/2010 18:03 ~ 25/09/2010 18:04)
  2. kimin söylediği kime söylenildiği kimin hangi niyetle kullandığı değişen kavramlarımızdan.Bu değişme kavramın anlamının kaypaklığından ziyade bizim horlanılmasından horkulan yada aslında öldü sanılan değer dünyamızın temsilcilerine bakış açısını yansıtıyor...
    (satyagraha 16/03/2011 11:07)
  3. irticai eylemlerde bulunan.
    (bkz: hepimiz mürteciyiz)
    (poyraz 16/03/2011 14:02)
  4. www.yeryuzudoktorlari.org
    (orgu sakalli bulasik 16/03/2011 14:24)
  5. - çünkü mektep yapacakmış!.. ne kolay söylemesi! bir kümes yaptığınız var mı ki, bir kaz kümesi? - inkılâp ümmetinin şânı yakıp yıkmaktır. - size çılgın demeyen varsa, kuzum, ahmaktır. yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir, onu en çolpa herifler de emin ol becerir. sade sen gösteriver işte budur kubbe! diye. iki ırgatla iner şimdi sülemâniyye. ama gel kaldıralım dendin mi, heyhat, o zaman, bir süleyman daha lâzım yeniden, bir de sinan. bunların var mı sizin listede hiç benzeri? yok! ya ne var? bir kuru dil, siz buyurun, karnım tok! ötmeyin nâfile baykuş gibi karşımda susun! - mürtecisin be imam? - mürteciim, hamdolsun. akif fakat mürteci kelimesi aslında arabistan'da cahiliye dönemine dönmek isteyenler için kullanılıyormuş.
    (izzeddin el kassam 23/05/2011 20:54)
  6. kurtarıcım necip fazıl ın mükemmel bir dizesinin adı; zamanı kokutanlar mürteci diyorlar bana yükseldik sanıyorlar yaklaştıkça tabana. kemalist sistem yandaşlarınada iyi birer ayardır.
    (zamana aykiri dusunceler 23/05/2011 20:56)
  7. - ne iş yapıyorsunuz?
    - mürteci'yim efenim
    - neci necii?
    - mürteci
    - ah ne feci ne feciii
    - niye efenim?
    - gık guk..
    - bakın yanlış anladınız "tefeci"yim dedim
    - haa.. hahahaa.. hayallah.. buyrun buyrun..
    kaçtan alıyorsunuz?..


    (yalinayakbasikabak 08/07/2011 23:23 ~ 09/07/2011 22:00)
  8. irticacıdır.
    zannederim ki olabilecek en uç noktasındaki bir kişiyi tanıyorum.
    diyor ki:bu devlette* memur olarak çalışmak hatta imam olmak bile şirktir.*
    facebook sayfasında tek bir beğenisi var:nikab. tamam nikabın beğenilmesine bir şey dediğimiz yok ama tek o mu beğenilir.*
    şu an bir manifaturacıda tezgahtar.
    (zaloglu* 12/09/2011 09:37 ~ 12/09/2011 09:40)
  9. --- alıntı ---

    bir yerde insanı "mürteci" diye sıfatlandıran bir tip gördünü mü, hemen hükmünüzü veriniz: bu adam, sadece ucuz klişelerle geçinen ve tekerlemeciden, sahte nisbetler kuran bir hokkabazdan, bir zamane yobazından başka bir şey olamaz.

    mürteci, lügatte "geriye dönen" demek... anlam olarak da, sabit bir yeniden eskiye, iyiden kötüye, ileriden geriye dönmek isteyen... bu hesaba göre saban, traktörün; arnavut kaldırımı, asfaltın; kağnı, trenin yanında birer irtica unsurudur. ve bu nisbetler doğrudur.
    bu nisbetler elbette ki doğru... zira bir halin öbür hale gerilik isnat edebilmesi için, evvela oların bir cinsten olması, sonradan birinin öbürüne nazaran bedahet derecesinde sabit bir tekamül belirtmesi şarttır. biri öbürünün içinden çıkmış olacak, böylece zaruri tekamül kanunun canlı ifadesini teşkil edecek ve öbürne nazaran üstünlüğü bedahet çapında bulunacak...

    fakat birbirine göre ileriliği ve geriliği sadece zamanın kaba kemmiyet ve basit kronoloji senedinden başka bir şeye dayanmayan zıt keyfiyetler arasında irtica isnadı, ancak hakkı yenmek istenilenlere, peşin mahkumlara ve mazlumlara karşı kullanılan fikirsiz ve haysiyetsiz damgalardan başka ne olabilir?

    ham softalığın en modern ve nihai ifadesi olan bu silah, 40 küsür yıldır komünizma yabazlarının bize karşı biricik baltasıdır. hınk dediniz mi, tınk dediniz mi, düşünür gibi oldunuz mu, yüzünüzü buruşturur gibi oldunuz mu, hemen damgayı basarlar: mürteci!...

    ne hazindir ki, sizi yobazlıkla suçlandıranlar, mücerret yobazlığın böylece en parlak şaheserini verirken, kendi halleriyle sizin haliniz arasında şöyle tarafsız bir nefs mmurakebesine girişmek ve davaları mücerret planda muhakeme etmek gibi insaf ikliminden, kolera mıntıkasından kaçarcasına firar ederler. zira, kaçmasalar, asıl kendi hastalıklarının meydana çıkacağını adeta sezerler.

    bir şey geri ise geriliğin, ileri ise ileriliğini, mücerret planda isbat yerine, kasdi bir duyguyu mütearife diye elçabukluğuna getirip, yani esasa ihanet edip adi usul hileleriyle muhatabını çürütmeye yeltenmek, mürtecilere ait ruh yapısının ta kendisi demektir.

    durun efendim, kerem buyurun ve izin verin, esası konuşalım!. ve doğru, iyi, yeni, ileri kimmiş ve neymiş, mücerret olarak tesbite çalışalım!.. ayniyet değilde, zıddıyet ifadeleri arasında "şu evvel, bu sonra" gibi ahmak tasniflere girişecek olursak, mürteci diye suçlandırdığımız adamın bize dönüp şu karşılığı vermesi son derece tabii olur; "müsaade et, başa geçeyim de, ondan sonra seni müdafaa edecek olanlara mürteci damgası basmaya ben koyulayım!"

    bir hadise, griftler ve muğdiller aleminde kör fırsatların arka arkaya veya öne getirilmesiyle kendi öz kıymet veya kıymetsizliğini kapatan muhkem bir imtiyaz kazansaydı, insanoğlunun bir defalık ne olmuşsa onun üzerinde kalması ve tek adım atamaması gerekirdi.

    zira kronolojik mantıkla geri gibi duran nice şey vardır ki, ilerinin ilerisidir; fakat kokmuş yeniler bu ebedi tazeye bahyatlık kondururlar.

    iyice belleyelim ki, gerçek yeninin, doğrunun, ilerinin yolunu kesenler zamanı kokutanlar, mücerret planda müdafaa edemedikleri kendi hallerinin üstüne kapanıp, mücerret planda müdafaasını yasak ettikleri hallere mürtecilik isnat ederler.

    gerilerini dönüp, ileriye kıçlarındaki gözle bakanlar bize "gerici" diyor.

    "gerici"... o da ne kelime?. gerilerinde damgamız mı var ki "gerici" oluyoruz?

    "gerici" kelimesi, ancak gerilerini döndürmekten başka hüneri olmayanlara yakışır.

    "ileri", bir yuvalak üzerinde gezici bir noktadır. bakarsınız, kendisini ileri sanan, sabit ve ölü noktanın gerisinde, bakarsınız, ilerisinde... bütün hikmet, daire sırrını ve deir farkını kestirebilmekte değil mi?

    zaman yokuşu çıkarken de ilerler, yokuşu inerken de... çıkıştan sonra gelen inişin zamanı, çıkışa geri mi diyecektir?

    bugünkü yunan cemiyeti, iki bin şu kadar yıl sonra geldiği için, sokratesin eski cemiyetine geri mi desin ? rönesans, güneşini eski yunan ve romada ararken onlara geri mi diyordu?

    niçin bir şeyi, zaman, mekan dışı mücerret keyfiyet hesabıyla teraziye vuramıyorlarda, her şeyi boğucu bir darlık içinde, öldürücü bir kemmiyet planına bağlamaya kalkıyorlar ve manaları katlediyorlar. böyle düşünen ve anlayanlara "gerici" bile denilmez de, bütün verimi bağırsaklarında ve mesanesinde toplanan ve mekteplerin teşrih derslerinde başka bir şeye yeramayan, insanı kaybetmiş insan olarak hayvandan aşağı bir yaratık denir.


    --- alıntı ---

    necip fazıl kısakürek - ideolocya örgüsü / mürteci-gerici
    (fatih 26/11/2011 11:52)
  10. "ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görürsünüz." *
    (zerre 28/02/2012 00:07)
  11. besim dellaloğlu'nun modern olmak tarifine yapılan tersten okuma ile hakkında şunlar söylenebilir:

    modern zamanlardaki ahir zamanlardaki "yeni"nin anlamı çerçevesinde yeninin peşinde koşarken eskiye ihanet etmeyendir. yine modern zamanlardaki eskinin anlamı çerçevesinde yeniden başlarken bile yeni başlananın eskiyle ilişkili olduğunu göz ardı etmeyendir.

    mürteci, şimdiyi, geçmişi kötüleyerek meşrulaştıran değildir.
    kibirsizdir ama kendine güvenir.
    şiddete eğilimli değildir.
    sonradan görme hiç değildir.

    mürteci asır değişmiş, zaman başkalaşmış da olsa çağlar ötesinden bütün zamanlara seslenen münadinin sesini yankı yankı büyütendir;
    bir gizli bildiği olandır.

    o zuhrunun şiddetinden gaip olan en gizli bildiği allah'ı rızasına eyler, işler.

    o, bir şiir gibi "beton duvarlar arasında açmış bir çiçeğe" benzer.

    "kahramanıdır çelik dişliler arasında direnen insanlığın. saçları ızdırap denizinde bir tutam başak, elleri kök salmış ağacıdır zamana, o inanmışlar çağının. zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gererken o ölümsüz çiçeği taşır göğsünde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözü. soluğu umutsuz ceylanların gözyaşına sünger olur. alnı en soylu isyandır demir külçelere. müjdenin kurşun yükünü taşımaktadır ne de olsa çatlayacaktır yalanın (kizb) çelik kabuğu ve bahçesinde büyüyecektir iman-ın güneş yüzlü çocuğu."

    hepsine tersten okuma yapmak modern olmak'ın tanımıdır.
    (natrium 28/02/2012 00:19)
  12. "murdar(pis) bir hâl'den muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.

    4. murad'a, süleyman devrine dön! diye haykıran koçi bey'den reşit paşa'ya kadar osmanlı devleti'nin bütün ıslahatçıları gerici.

    dante, yaşadığı çağdan iğrenir. balzac eserini iki ezelî hakikatin ışığında yazar: kilise ve krallık. dostoyevski maziye âşık. dante gerici, balzac gerici, dostoyevski gerici!

    gerici,ilerici...düşünce hürriyeti bu iki kelimenim esaretinden kurtulmakla başlar.. "

    bu ülke- cemil meriç
    (karahindiba 25/05/2012 21:50 ~ 25/05/2012 21:51)
  13. dinini en güzel şekilde yaşamaya çalışan kimsedir. belki böyle yaşayamaz ama elinden geleni yapmak ister. ne var ki herkesle de dertleşemez. sahibini arayan madalya filminde eline fener alıp gece gündüz adam arıyorum diye dolaşan meczup gibi döne döne birbirlerini arar. biz de müslümanız ama aşırıya kaçmıyoruz diyenlerin arasında iyice yalnızlaşmıştır.

    geçenlerde eve misafirler gelmiş, epeydir oturmuşlar, ben de dışarıdan yeni gelince benim muhabbetimi yapmaya başlamışlardı.
    -: özel matematik dersi falan verebilirsin aslında.
    +: evet, bunun için ilan vermiştim. sonra topladım.
    -: neden?
    +: beş kişi aradı, beşi de bayandı. ben de her birine bayanlara ders vermiyorum dedim. erkek öğrenci zaten çıkmıyor; bayanlara da gücendirmeden böyle bir açıklama yapmak zor. ilanları topladım.
    -: neden bayanlara ders vermezsin?
    +: dinen bir sürü mahsuru var.
    ....
    -: sen iyice derinlere dalmışsın.
    derinlere daldığımı söyleyen kişi, evde kapalı işyerinde açık, namazını kıldığını düşündüğüm bir bayan. halbuki ben odaya girdiğimde kendisi tokalaşmak için elini uzatmış ve ben de tokalaşmıştım. nerde bendeki o mezkur derinlere dalmak?

    bazıları öteden beri bankada çalışabileceğimi söylüyordu.
    -: bankalara başvursan seni hemen alırlar aslında.
    +: evet, iyi üniversitelerin sayısal mezunlarını havada kapıyorlar. ama ben bankada çalışmayı düşünmüyorum.
    -: akşam beş olunca hemen çıkamıyorsun değil mi? ağır iş. boş ver.
    +: ...
    ben bankada -borcunu ödeyemeyenlerin sömürülmesi ile büyüyen kurumlarda- çalışmaya cevaz bulamadığım için çalışmayı reddediyordum. artık bu saatten sonra ona nasıl açıklayabilirdim.

    ihtilat caiz değil ama başka imkan olmadığı için dolmuşa minibüse kadın erkek karışık biniyoruz. ancak başörtülü kadınların, erkeklerin arasına sıkışmakta ve erkek yanına oturmakta bir beis görmediklerini şahit oluyorum. bir de koltuğa iyice yayılmazlar mı? sen cama yapış. açık bayanlar bu kadar rahat kurulmuyor. hayır, ben çok kalabalıksa binmiyorum, bayan yanına oturmayıp bir saat ayakta gidiyorum, müavinin boş yerleri işaret etmesiyle bayanların arasına sazan gibi atlamıyorum. onlar da müslüman ama mürteci değil. sisteme adapte olmuşlar, sistemi herkesten önce savunacaklar.

    ben kendi ilmimi ve dini yaşayışımı çok yetersiz görüyorum. başkasında gördüğüm yanlışlar için "bu caiz değil" çıkışları da yapmıyorum. ancak namımız hoca olmuş. misafirlikteyiz, cemaat yapalım diyorlar. hocanın kim olduğu belli. ben imam olmazsam herkes ferdi namaz kılıyor. arkadaşlarla bir araya geliyoruz, bana her türlü dini konudan soru soruyorlar. ben ise sadece bir kaç tane ilmihal okumuşum, kendim için iyi kötü diye öğrendikten sonra çoğu meseleyi de unutmuşum. ama gelen soru, neden herkesin ayetlerden ve hadislerden anladığı şekilde yaşamasının yanlış olduğu gibi, beni de şüpheye düşüren sorular. şimdi kime gidip kiminle dertleşirsin?

    hoca değilim alim değilim. ama islam'ı tam yaşayamadığımızın bilincindeyim. özetle mürteciyim.
    (sevenkul 24/08/2012 10:33)
  14. eşinin sözlüğe girmesini istemeyen kişidir.
    bu nedenle de gerek 1. nesil, gerekse 2. nesil sözlük yazarlarının çoğu şu an burda değildir.
    (deniz koydum adimi 25/10/2013 16:10)
  15. 1. nesil 2. nesil bilmem ama şu liberal ortamda da yazamıyor, eşleriyle sıkıntı yaşıyorlarsa sıkıntılarını çözmek için öncelikle eşlerini de sözlüğe davet etmeleri gerekir, davet ile yazar alımı özelliği var mı bilmiyorum ama modlara ulaşabilirler muhakkak. veya mesela versin şifreyi eşine, sırayla yazsınlar, okusunlar. bizim oralarda böyle durumlar için allah başka dert vermesin, derler.
    (h harfi 25/10/2013 16:22)
  16. hüzün değildir yolculuk bazen manası vardır , bir ederi vardır lakin sessizdir işte..

    kimisi uzak diyarlardan gelir iki dirhem laf eyler ve uzaklarına geri döner bilinmez sebebi. lakin sormamak lazım gelir ışığın geldiği yere bakmayalı ne kadar oldu yağan yağmur'a şükürsüz geçirdiğimiz yılları hatırla. hüzünlüdür aslında insanoğlunun geçmişi , yoğrulanlar kadar yorulanlar da vardır aslında. iki köşeli bir gölge de kendine girizgah arayanların kimi zaman gözleri dolu bakanların yaslandığı aşık kapısı dinlen aslanım dinlen.

    maşuğun kispeti aşınmıştır sanki onu tanıyan , toprağına su döken varmışcasına. ve bazen de yaptığı yaramazlık es geçilir hataları bizden denir . ırkçılık kokan günler var bak işte tekme atıyoruz suriyeli kardeşe.. hakiki dedesini özleyen lağım ruhlu "türkiye türklerindir" kelamına aldanmadan bir tebessüme aşık olanların şu diyarında , - mürteci - aslında ilk doğduğunda ağlayan ve vefatı sonrasında da arkasında ağlatan bizleriz.

    kardeşe ve yazarlarına selam olsun!
    (e1k 25/08/2014 18:09)
  17. islamiyet'in pak ve temiz yolunu bırakarak, cahiliyet devri yoluna ve yaşayışına dönen; gerici, irtica eden. (bkz: irtica)

    *
    (derin millet 26/08/2014 09:01)
  18. (bkz: mürteci duruş)
    (adeviye 26/08/2014 12:10)
  19. dağlarda şarkı söyler.
    (mulkiyetsiz 26/08/2014 14:56)

<<


mürteci sözlük © 2009 |

Mürteci Sözlük hiçbir resmi veya gayri resmi kişi ve/veya kurumla bağlantılı olmayan, kullanıcılarının katılımıyla işleyen bağımsız bir platformdur. Mürteci Sözlük'te yer alan yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Sözlük öndenetim mekanizmasına sahip olmadığından, bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. Bu ortamda yol açabileceği hukuki mahzurlar başta olmak üzere olumsuz bir durumla karşılaştığınızı düşünüyorsanız lütfen iletişim bölümünden Mürteci Sözlük Ekibi ile bağlantıya geçiniz.