fethullah gülen

  1. - gel bakalım benimle.. dedikten sonra bir salona götürdü beni..

    karşımda hocaefendi hazretleri yılların yükünü omuzlarına almış olmasıyla daha bir heybetli hale bürünmüştü..

    - hocam, bu arkadaş falan yerden filan vesileyle gelmiş.

    bacaklarım titremeye başladığında "öyle mi? buyur" sesi geldi kulağıma.

    saat öğlen 11:30 idi. fakat türkiyede akşam 6:30 haberleri başlayacaktı. birkaç metre yakınına oturdum. hem haberlere bakabileceğim, hem de hocamı izleyeceğim bir yer seçtim. gözyaşlarının yatağı iyice belirmişti.. gözlerinin kendisi ise kıpkırmızı hale bürünmüştü.. haber izlerken sürekli gözlerini ovuşturması, birkaç defa esnemesi gece uyumadığına işaretti. kim bilir yine canını hangi mesele sıkmıştı.. zira "dünyalık birşey isteseydiniz ne olurdu" sorusuna "üç saat boyunca kesintisiz yatabilmek isterim" demişti..

    ah hocam, ah vefalı dost! bilmem nedendir, hasretin duman duman tüter de gönlünden, seni gören onca göz yaşarmaz, neden halini sormaz? kalabalıkların hissizliğine, hocamın garipliğine ağlar gönlüm.

    haberler bitmiş, birkaç telefon görüşmesi de yapılmıştı peşinden.. senin orada rahat bir hayat sürdüğünü ifade edenlerden intikamını alırcasına yüksek dağlar gibi sisli ve puslu görünüyordun.. sesin bile biir uğultu halinde gelip kulaklarımızda çınlıyordu..

    "önemli olan, hareket halini devam ettirip dengeyi de koruyabilmektir" dedin ve birkaç saatlik ayrılığın haberini verdin..
    (#252486) lamelifye|02/01/2011 19:51|